El değmemiş patikalarda özgürlüğe koşmak

Hazırlayan | Polat Dede

 

LİKYA YOLU ULTRA MARATONU

Fethiye Ovacık’tan başlayıp Antalya ili Kemer ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çıralı kasabasında sona eren ve Likya yolu güzergâhında ilerleyen Likya Yolu Ultra Maratonu gerçek anlamda ülkemizde düzenlenen ilk ultra maraton olma özelliğine sahiptir. Çok etaplı olarak ülkemizde düzenlenen 2 yarıştan birisidir. 509 km uzunluğa sahip Likya yolunun 250 km’lik kısmında 6 etapta koşulan yarış, fiziksel mücadeleyle birlikte kendi kendine yeterlilik ve psikolojik bir savaşa da dönüşmekte, hatta dünyanın en prestijli yarışı sayılan UTMB (Ultra Trail Du Mont Blanc) yarışına 4 puan vermektedir. LYUM 2 farklı kategoride koşulmaktadır:

Ultra Maraton

250 km uzunluğunda ve 6 etaptan oluşmaktadır. Yarışmacılar 6 gün boyunca yiyeceklerini, kıyafetlerini ve zorunlu malzemelerini sırt çantalarında taşımak zorundadır. Düşünün ki 250 km boyunca sırt çantanızda yemeğiniz, uyku tulumunuz ve eşyalarınız ile koşuyorsunuz.

BAKİYE DURAN | Sporcu

Ben yurt dışında Bern Alpleri, And dağları, Fransa Alpleri, Abu Dabi Çölü’ndeki dağlar ve Himalayalarda koştum ama Likya yolu gibi, özellikle zorlaştırılmış, yani dantel gibi böyle işlenmiş bir parkur bulmak gerçekten çok zor. Kimi yerler kaygan kum yüzeyi, bazı yerlerde tuzlu, erimiş keskinleşmiş ayakkabınızı parçalayabiliyor, çok dikkatli gitmek gerekiyor. Burada yükselti de oldukça değişken, sürekli olarak inip çıkıyorsunuz. Sahilden dümdüz koşmamız gereken etaplarda dahi, kum o kadar yumuşak ki, bazen dizinize kadar batıyorsunuz. Kendi ayağınızı çekmek zorunda kaldığınız anlar oluyor. Gece koşmak zorunda oluyorsunuz bazen. Sıcağı da var, serini de var. Yani dünyada koşmak için ne kadar zorluk varsa hepsi Likya Yolu Ultra Maratonu’nda birleştirilmiş.

Yarış her sabah belirlenen saatte belirlenen noktada başlamaktadır. Zaman sınırları içerisinde ve en son kontrol noktasında o günkü parkur tamamlanmış sayılır.

likya_ultra_maratonu_02

Bir sonraki gün aynı tempoya kaldığınız yerden devam. Örneğin yarışın en önemli günü 102 km’lik ultra parkurun koşulacağı 5. gündür. 4. gün 11 km’lik kısa parkur koşularak ultra koşucularının 102 km’lik parkuru daha hazır bir şekilde koşabilmeleri için dinlenme imkânı tanınır.

FARUK KAR | Sporcu

LYUM’yi 3 kez koşmuş ve yurt dışındaki birçok yarışta da koşmuş birisi olarak, kıyas yapmam gerekirse; gerçekten dünya standartlarında bir parkur. Zorluk derecesi olarak ilk beşe girebilecek bir parkur. Bu parkur inanılmaz zorlu koşullara sahip olsa da, burada olmanın keyfi bambaşka. İçinde bulunduğumuz organizasyon, genel olarak dünya standartlarının üzerinde bir organizasyon. Çöl yarışlarında, çoklu etaplı yarışlarda, aslında bu konfor yok ve bu kadar hizmet verilmiyor. Zaten orada yarışan yarışmacılar da bunu istemiyor. Mümkün olduğu kadar zor şartlar altında kendilerini denemek, yarışmak istiyorlar.

Discovery 6 G

Ultra maratonun zorluk derecesinde olmayan ancak 6 gün boyunca aynı parkurlarda kısa ve farklı mesafelerde koşmak isteyen koşucular için hazırlanan kategoridir. Koşucular 6 gün içerisinde 120 km koşarlar. Ultra maratona kıyasla daha az mesafe olmasına rağmen 6 günde 120 km koşmak hiç de yabana atılır bir şey değil sanki. 6 G koşucularını ultra maraton koşucularından ayıran en büyük fark kuşkusuz ki akşam olduğunda organizasyonun hazırlattığı yemekleri yemek ve içecekleri diledikleri gibi tüketmek olsa gerek.

TANER DAMCI | Yarış Direktörü

Ben çok uzun süredir, dünyanın değişik yerlerinde ultra maratonlar koşuyorum. Türkiye’nin ilk çöl maratoncusuyum. 2001 yılında Marathon des Sables maratonunda Fas’ta koştum. Bunun dışında dağcılık ve farklı doğa sporları ile ilgileniyorum. Bir çöl maratonunda koştuğum sırada ‘Bunu neden Türkiye’de de yapmıyoruz’ diye düşündüm. Türkiye zaten ultra maratonlar yapılabilmesi için çok uygun bir ülke. Daha sonra aklıma Likya yolu geldi. Likya yolu, doğal ve tarihi dekoru ile birlikte eşsiz bir tablo, üzerinde bir maraton düzenlemeyi istedim. Ardından yakın arkadaşım Gökşin Ilıcalı ile görüştüm. Bu maratonla ilgili uzun etap şirketi ile birlikte başladık. Daha sonra uzun bir planlama ve hazırlık sürecinin ardından, tüm mesafeleri ve parkuru hazırladıktan sonra, 2010 yılında ilk LYUM’yi yaptık. 9 kişi katıldı. 40 kişilik personel ile dokuz kişiyle birlikte koştuk.

2016 senesinde daha fazla koşucuyla Likya yolunun bir kısmında sizler de koşmak, eğlenmek, yeni yerler görmek, dinlenmek, yeni dostlar edinmek ve tatil yapmak isterseniz bu organizasyonu kaçırmayın deriz.