MacerAda Yarışları: Adalarda Maceraya Ortak Olmak

Eylül ayındayız, Adalar tekrar çağırıyor. İlkinde “7 kıta 7 ultra maraton” sunumu için gitmiştim Pınar Delen Satıoğlu’nun daveti üzerine. Muhteşem organizasyonu sunumum ile açmış, sonrasında macera içinde bulmuştuk kendimizi.

 

İkinci senesinde yarışmada gönüllü olarak yer aldım. Sonrasında ise yarış organizasyonundayım Dağ Keçisi partnerim Cumhur Fevzi Baştuhan ile…

Tarih 5 Eylül. Kayıtlı 32 takım -her takım 2 kişiden oluşuyor- Büyükada’ da kurduğumuz kayıt çadırına geliyor, malzeme kontrolleri, son işlemler derken her şey tamam. Gönüllüler, organizasyondakiler, yarışmacılar, refakatçiler, destekçiler derken sayımız güzel.

Önceki yıllarda Burgazada’ dan yüzerek Heybeliada’ ya geçildi, sonrasında ise bisikletle yön bulma, koşu, bonus etaplar (tangram, fayton çekme, minyatür kale etabı) yarışmacılar için maceralı geçti. Macera 2015 yılına gelindiğinde ise adaların en büyüğüne geçti: BÜYÜKada. MacerAda Büyükada’ da…

5 Eylül Cumartesi akşamı kortej eşliğinde sporcular bisikletlerini Nizam Koyu’ na bırakarak oradan tekne ile Heybeliada’ daki Kızılay kampına geçti. Teknik toplantı, brifing derken sabah kahvaltıda bulduk kendimizi. Malzeme kontrolü sonrasında herkes teknede. 3 teknemiz var, bir tanesi eşyaları sahile götürecek, bir diğeri sporcuları taşırken diğeri de görevliler ile yüzülerin daha uzun mesafe koşarak ulaşacakları bonus etabı. Sporcular Büyükada’ ya 700 mt. kala demirleyen tekneden atlayarak yüzerek sahile ulaşacaklar orada kendilerini bekleyen bisikletleri ile haritalara kavuşacak rotalarını çizecekler. Kendine güvenen bir grup sporcu ise bonus etabına ulaşarak 700m. yerine 1100m. yüzmeyi tercih ediyor. Amaç hızla beraber sahile ulaştıktan sonra stratejik olarak noktalara uğramak ve süre kaybetmeden bitişe ulaşmak. Sporcular oldukça iyi hazırlanmışlar, tanıdık yüzler gördüğümüz kadar yeni yüzlere de rastlamak mümkün.

Ada halkının yoğun ilgisi, bir sonraki yıl için verilen sözler, yeni eklenen çocuk etapları minikleri de heyecanlandırıyor. Cumartesi gününden bu yana minikler yerlerinde durmuyordu, Pazar günü kendileri için hazırlanan özel pistte kendilerini sınadılar, her ne kadar yan kulvarlarda koşan yaşıtları da olsa ilk yarışlarında efor sarfetmek gerçekten çok önemliydi. Günün anısına kendilerine verilen madalya ve t-shirt eminim uzun süre hafızalarından ve üzerlerinden çıkmayacak.

Takımların macera içinde aynı zamanda centilmence yarışmaları da takdire şayan. Yarış çevreci özelliğini de ön plana çıkararak kesinlikle plastik bardak vermeyeceğini öncesinde açıklıyor. Yarışmacı kendi su kabı ile uğradığı noktalarda su ikmali yapıyor. Ada sakinleri için muhteşem bir deneyim, yarışmacı, organizatör hemen hemen herkes için muhteşem bir deneyim yarışmacıların takım olarak bitiş çizgisine gelmesiyle sonlanıyor. Ödül töreni ile yarışmacılar Salcano bisikletleri ile Magma Dergi aboneliklerini beraberinde götürüyorlar.

Bir sonraki yıl 3-4 Eylül 2016 tarihlerinde tekrar adada olmak üzere sözleşerek ayrılıyoruz adadan.

MacerAda, Likya Yolu Ultra Maratonu’ na katılan ada sakini Pınar Delen Satıoğlu’ nun “neden adalarda bir yarış olmuyor?” sorusuna yanıt aramak için çıktığı yolculuk ve kendisine desteği veren muhteşem takım ile ortaya çıkıyor. Adalar Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu ve Heybeliada Kızılay Başkanı Ömer Faruk Berksan’ın özverili çalışmaları ile ortaya çıkıyor. Elbette sahnede görünmeyen çok kişi ve kurum var. Hepsi de çok çok güzel bir organizasyon ile canla başla çalışıyor.

Dağ Keçisi ve İstanbul Orienteering Grubu’ nun organize ettiği yarışa Maltepe Park AVM, Salcano ve Magma Dergisi sponsor oldu. Bisiklet ile Magma Dergisi aboneliklerini alan sporcular yaşadıkları muazzam deneyimle yeni haftaya hazır konumda adadan ayrıldı.  Tekstil sanatçısı Gül Bolulu, bir sene önce çöpler ile yaptığı sanat eseri ile kirliliğe dikkat çekerken, bu sene de “Denizin Çığlığı Enstalasyonu” çocuklar tarafından oldukça ilgi gördü. Minik ellerin hazırladığı eserler ile sergi hazırlanması gündemde.

Elbette yarışmacılar ile birlikte heyecana ortak olan hakem ve gönüllü dostlarımıza da sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim. Organizasyon süresince akışı sağladılar ve desteklerini esirgemediler.

Anlaşılıyor ki yeni yeni organizasyonlar yeni yeni macera tutkusunu açığa çıkarıyor. Hala geç kalmış değilsiniz, lütfen not ediniz: 3-4 Eylül 2016

 


 

Bu yazı AdrenalinGo Türkiye’nin Ekim sayısında yayımlandı. Dergiye abone olmak için tıklayın!